10 Bin TL İle E-Ticarete Nasıl Başlarım?

10 Bin TL İle E-Ticarete Nasıl Başlarım?

Öncelikle e-ticarete başlamanın genel hatlarına, zorluklarına ve maliyetine bakalım.

İlk olarak bir web sitesine ihtiyacınız var ve biraz piyasa araştırması yaptığınızda fiyatların çok yüksek olduğunu göreceksiniz. 5 bin TL, 10 bin TL, 15 bin TL hatta 100 bin TL’ye kadar artan fiyatlar var. Başlangıç seviyesi için bunlar çok büyük maliyetlerdir.

İkinci olarak daha bu maliyete gelmeden önce satabileceğiniz ürünleriniz olmalı ve dolayısıyla belirli bir stoğa sahip olmalısınız. İşin sonunu görmeden girdiğinizde bu stok maliyeti ciddi derecede sırtınıza külfet oluyor. Şöyle ki burada 50 bin TL’den başlayan ve milyonları bulan rakamlardan bahsediyoruz.

Üçüncü olarak stok yaptınız, yerinizi ayırdınız ve bir yer kiraladınız. Ama bu sefer de ürünlerinizin fotoğraflanması ve siteye yüklenmesi gerekiyor. Bu da başlı başına ve olmazsa olmaz bir masraf olarak karşımıza çıkıyor.

Dördüncü ve son olarak web sitenizin ve hesaplarınızın kurulması, profesyonelce yürütülmesi için bir dijital reklam ajansına ihtiyacınız var.

Bunların hepsi bir araya gelince web site, depo, stok alımı, ürünlerinizin fotoğraflanması, dijital ajansla çalışmak derken ciddi bir maliyet oluşacaktır. Peki size bir paket teklif sunsak ve tüm bunları 10 bin TL ile yapabileceğinizi söylesek? Gelin bu başlangıç paketinin içeriğine bakalım:

  • Mobil ve Masaüstü Uyumlu Web Sitesi Kurulumu
  • XML ile Ürün Yükleme (Ürün satışı yapmanız için XML ile satış yapan firmalardan kategorinize ürün çekerek satış yapmanız için sanal stok ayarlıyoruz)
  • Ana Sayfa Banner ve Slider Oluşturma
  • Site İçi SEO Yönetimi
  • Raporlama
  • 1 Aylık Reklam Yönetimi (Facebook, Google Ads, Criteo, Insider)
  • Web Sitesi Panel Eğitimi
  • Ayrıca Paket Programa Dahil İlk Ay 2.000 TL Reklam Bütçesi Bizden Hediye 🙂

İsmini domainle beraber aldığımız, slider ve bannerlarını yaptığımız, ürünlerini yerleştirdiğimiz bir web sitesi… Siz de çok fazla sermaye harcamadan e-ticarete başlayabilir, önünüzü gördükten sonra kendi stoğunuzu yapabilir, atılımlarınızı daha sağlam gerçekleştirebilirsiniz. E-adam olarak size kısa sürede çok düşük sermayeyle e-ticarete başlama imkanı veriyoruz. Dilerseniz referanslarımızı inceleyerek karar verebilirsiniz.

Detaylı bilgi için bize ulaşabilirsiniz! 🙂

https://www.youtube.com/watch?v=BuQBnPHd9Ak&t=37s

 

 

 

E-ticarette Karlılığı Arttırma Yolları Neler?

Bugün sizlerle e-ticarette karınızı arttırmanın yollarını konuşacağız.

Bunlardan ilki kargo teslimatının iyileştirilmesi.

Bir e-ticaret yapmak için birçok yatırım yapıyorsunuz. Bunun için ürün alıyorsunuz. Bir depo kuruyorsunuz, personel alıyorsunuz, satış yapmak için reklam harcıyorsunuz. Tabii ki e-ticaret sitesi alıyorsunuz birçok maliyetle beraber satışınızı yapmak için harcama yapıyorsunuz. En sonunda kargonuzu müşteriye ulaştırmak için kargo firmasına teslim ediyorsunuz. Gel gelelim kargonuzun büyük bir yoğunluğu müşteriye teslim olmadan size geri geliyor geliyor. Bu da sizin karlılığınızı etkiliyor o kadar para harcayıp. Sonunda kargonuzu müşteriye ulaştıramamak tamamiyle bir hezimet oluyor sizin için.

Türkiye’de kapıda ödemeli kargoların teslimatı oranı özel günler hariç ortalama %75 oranındadır. Ancak iyi bir operasyonel süreç yaparsanız kargo teslimatınızı %95’e kadar çıkartabilirsiniz. Bu da demek oluyor ki örnek olarak bir milyon TL ciro yapıyorsanız kargo teslimatınızı iyileştirerek 200.000 TL daha ekstra ciro yapabilirsiniz. Şimdi gelelim bu karlılığı artırmak için neler yapabileceğimize. Önce kargo teslimatındaki problemleri konuşalım, sonrasında çözümlere bakalım.

Evet arkadaşlar kargo teslimatında iki ana sorun vardır. Bunlar ya müşteriden kaynaklanır ya da anlaştığınız kargo firmasının kuryesinden kaynaklanır.

Gelin önce beraber müşteri kaynaklı sorunları listeleyelim. Müşteri henüz ödemesini yapmadığı kargosunu teslim almakta nazlı davranabilir ya da çok istekli olmayabilir, o yüzden teslimat olmamasının birinci nedeni müşteri almaktan vazgeçmiştir. İkincisi, kargosu kapısına gelmemiştir. Üçüncüsü, kargosu istediği zamanda gelmeyip geç gelmiştir. Dördüncüsü de o an verdiği adres de değil, ya şehir dışındadır ya da başka bir yerdedir.

İkincisi kurye kaynaklı sorunlar. Biliyoruz ki kargo firması kargoyu teslim etse de etmese de sizden bunun ödemesini alıyor. Bu yüzden teslim etmekle alakalı çok da hevesli olmayacaklardır. Gelin beraber kurye kaynaklı sorunlara bakalım. Bunlardan birincisi dağıtıma çıkarılmayan kargolar ikincisi teslim süresi, yani dağıtım süresine yetişmeyen kargolar, bir sonraki güne ya da bir sonraki haftaya sarkan kargolar, üçüncüsü kapıya teslimat yapılmayan, AT dışı dediğimiz, müşterinin adresine gidilmeyip şubeden teslim alın denilen kargolar olabilir. Dördüncüsü de müşteriye gitmediğini tespit ettiğiniz tekrar kargo gitsin dediğiniz kargoların teslimata çıkarılmaması.

Müşteri kaynaklı oluşan sorunların çözümüne gelirsek, öncelikle müşterinizi bilgilendirin sipariş aldığınız zaman SMS, arama, mail yoluyla siparişin alındığı ne zaman kargoya teslim edileceği ve kargoya teslim edilmesi ile alakalı bilgilendirme yollayın. Bunları yapın ki müşteri kargosunu o an beklesin teslimat için hazırlık yapsın, gerekirse parasını ayarlasın, gerekirse evinde bulunsun, gerekirse o gün kargosunun geleceği saatleri beklesin. İkincisi söylediğiniz zamanda kargoya teslim edin, ne geç ne de çok erken çünkü müşteri parasını ya da verdiği adreste bulunması ile alakalı işlemi sizin ona taahhüt ettiğiniz saatlerde ayarlayacaktır ya da günler ayarlayacaktır. Üçüncüsü müşteriden kaynaklı teslim olmayan kargonuz varsa bunlar için müşterilerle iletişimde bulunun, yani kargonun teslim günü bugün diyelim ama baktınız bugün teslim olmadı, kargo şubesinden rapor istiyorsunuz. Bu rapor ile beraber önce müşteriyi arayın kargonuz neden teslim olmadı yani kargonun gelip gelmediği, müşterinin bir sıkıntısı varsa onu öğrenin ve müşterinin bu sıkıntısını çözmek için görüşün, görüştükten sonra ya müşteriyi kargo şubesine yönlendirin ya da kargo firmasının tekrar teslimat için müşteriye bilgilendirmesini yapıp kargoyu gönderin. Müşteriden kaynaklı teslim olmayan kargolarda izlenecek iki yol vardır. Bir bilgilendirme iki teslim olmayan kargolarda biraz tatlı baskı. Müşteriden kaynaklı sorunu çözmek için önce müşterinizi dinleyin. Sonra eğer müşteriden kaynaklı bir sorun değilse, müşteri sipariş vermişse ve siz göndermeden önce onay almışsanız müşteriden tatlı olarak biraz baskı yapabilirsiniz. Eğer kargo ulaşmadıysa zamanında eline, şubede bekliyorsa müşteriye şubeden alması için bir mesaj bir sesli arama yapabilirsiniz yani müşteriyi bilgilendirin.

Kurye kaynaklı sorunlara geldiğimizde kargonuz zamanında, taahhüt ettiğiniz sürede kargo firması tarafından teslim olmadı diyelim. Sizin bu kargolarla teker teker ilgilenmeniz gerekiyor. Kurye teslimata çıkarmadı diyelim, bunu tespit edip kargo şubesine ya da bölge müdürlüğüne bunu mail yoluyla ya da telefonla bildirmeniz gerekiyor ki kargo firması sizi ciddiye alsın, tekrar böyle sorunlar yaşanmaz. İkinci olarak müşteriden kaynaklı ya da kargodan kaynaklı bir sorun oldu diyelim bunun için tekrar teslimat istiyorsunuz. Tekrar teslimat istediğiniz kargonun müşteriye gidip gitmediğini kesinlikle kontrol edin. Kontrol ettikten sonra eğer gitmediyse kesinlikle kargo firmanızla baskı yapmanız gerekiyor. Yani siz işin ciddiyetini kargo firmasına gösterirseniz kargo firması da sizi ciddiye alacaktır.

Yani son olarak söyleyeceğim şudur, e-ticaret operasyon sürecinde karlılığınızı etkileyen en önemli faktörlerden bir tanesi e-ticarette kargo teslimatıdır. Düşünsenize bir milyon ciro yapıyorsunuz. Kargo teslimatınızı iyileştirirseniz artı 200 bin TL daha ciro elde edebiliyorsunuz. Bu çok çok büyük bir rakamdır. E-ticarette kargo teslimatının iyileştirilmesinde kargonuzu çocuğunuz gibi görmeniz gerekiyor.

Müşteri teslim alana kadar o çocuğun başına gelecek her şeyden siz sorumlusunuz. O nedenle madem bu çocuğu doğurduk diyelim, müşteriye teslim edene kadar biz sorumluyuz. O yüzden müşteriden kaynaklı da olsa kargo firmasından kaynaklı da olsa bunların hepsi bizim kontrolümüz altında olması gerekiyor. Son olarak diyebileceğim bunlar.

Kargo iyileştirmesinde yapabileceğiniz şeyleri anlatayım. Şu an size teorik bilgiler verdim. Peki bundan sonraki süreçlerde neler yapabilirsiniz? İlk olarak göndermeden önce onay alın, müşteri kargoyu istiyor mu istemiyor mu ya da müşterinin verdiği numara doğru mu değil mi? Bunlar için akıllı santral sistemleri var satış sizin sisteminize düştüğü an itibarıyla müşteriyi otomatik bir santral arıyor, müşteri onay verirse 1’i tuşluyor. Otomatik sizin sisteminize de sipariş onaylandı olarak dönüyor. Bu sistemlerden bir tanesi ya da e-ticaret sistemlerinde SMS ile doğrulama sistemleri var. Müşteri sipariş oluşturduğu an itibarıyla SMS gidiyor, doğrulama kodunu siparişe girdiği an itibarıyla karşı tarafta kullanıcının gerçek bir kullanıcı mı gerçek olmayan bir kullanıcı mı olduğunu tespit edebiliyorsunuz. İlk olarak onay alın, ikinci olarak onay aldığınızda artık telefon numarası karşıdaki bir kişiye ait ve bu telefona cevap veriyor. Teslim olmadığı an itibarıyla önce şunu yapabilirsiniz, bazı akıllı yazılımlar var bunları bizzat da geliştirdik. Bu yazılım ne yapıyor? Teslim süresi üzerinden 1 gün geçen kargoları otomatik arıyor. Diyor ki, Merhaba Ahmet Bey kargonuz şu X firmanın şu şubesindedir. Size getirdik ancak ulaşamadık, lütfen kargonuzu şubeden alın. Telefonu açmazsa müşteriye bilgilendirme SMS’i atıyor. Bunlar otomatik programlar. Yani müşteri evine geldi, bunun haberi olmadığı gibi dertlerinden kurtulup teslim olmayan kargo oranını müşteriden kaynaklı değilse, müşterinin şubeye gidip teslim alması için bilgilendiriyoruz. Bu da ikinci bir yöntem üç yöntem de müşteriden ya da kuryeden kaynaklı Bir sorun varsa müşteriyi dinleyerek kuryeye manuel baskı yaparak, arama ile mail ile kargo firmasına baskı yaparak tekrar teslimatı zorluyorsunuz. Bunlar üç tane yapabileceğiniz sistem. Sizin kargo teslimatınızdaki başarınız, sizin kargo şubesi ile ve kargolarınızla ilgilenmenize bağlı, o yüzden ciddi olarak bu iş için bir personel koymalısınız ve ciddi olarak bu işin peşinden koşmalısınız. Çünkü kargo tarafında kaybedilen paralar, ufak paralar değil. Unutmayalım ki iyi yönetilen bir e-ticaret kargo operasyonu teslimat oranı %95’dir.

Kartlılığınızı arttırmanın yollarını öğrenmek için bizi takip etmeye devam edin! 🙂

Facebook’ta Hedef Kitle Oluşturma

FACEBOOK’TA HEDEF KİTLE OLUŞTURMA

Facebook’ta hedef kitle oluşturmadan önce Business Manager hesabını kurmuş, reklam hesabınızı açmış ve Business Manager hesabı ile eşleştirmiş olmanız gerekiyor.

Hepimizin bildiği ve Facebook’un söylediği gibi Facebook reklamlarında en önemli ayrıntılardan bir tanesi ve çığır açan özellik olan hedef  kitle reklamları e-ticaret firmaları için dönülmez bir nokta olmaya başladı.

Herkesin hedef  kitle oluşturarak reklam verdiği platformda eğer siz hedef kitle oluşturmadan reklamlar düzenliyorsanız tıklama başı maliyetleriniz ve roi oranlarınız beklediğiniz gibi olmayabilir. Firmanızı yansıtan müşteri kitleniz doğru şekilde analiz edilip hedef kitle oluşturulmadıysa yine istediğiniz gibi olmayacaktır. Bu yazımızda özel hedef kitle oluşturmayı inceleyeceğiz.

Facebook’ta hedef kitle oluştururken hamburgere tıklayarak tüm araçlara ve hedef kitleler kısmına geliyoruz.

Bir İnternet Sitesi Özel Hedef Kitlesi Oluşturma

Hedef Kitle Oluştur > Özel Hedef Kitle bölümünden ilk olarak kaynaklarınızdan olan ‘İnternet Sitesi’ kısmı ile başlıyoruz.

İnternet Sitesi: Sizin sitenize girmiş olan özel müşterilerinizdir. O yüzden hunilere bölmeniz gerekmektedir. Hunilere bölmek için tüm çalışmalarınızı kaydeden facebook pikselinizin aktif çalışması gerekmektedir.

Tüm internet sitesi ziyaretçileri: Sitenize ve ana sayfanıza girmiş olan bütün müşterileri kaplar. Bu kitleyi 7’den 180 güne kadar bölerek duyurmak istediğiniz kampanyanızı daha önce sitenize girmiş kitleye tıklama başı maliyeti düşürerek daha uygun maliyetlerle dönüşümü yüksek olan kitleye ulaşabilirsiniz. Tüm ziyaretçiler(7) ismini vererek kaydedebilirsiniz.

Belirli internet sitelerini ziyaret eden kişiler: Sitenizden belirli bir kategoriyi ziyaret etmiş kişiler demek. Örneğin siteden dolgu topuk kategorisinin linkini bu alana ziyaret eden müşteriler olarak yapıştırıyoruz. Dolgu topuk kategorisine girmiş müşterileri son 7 gün  15 gün maksimum son 30 gün şeklinde daraltıyoruz.

Daha sonra bu müşterilere ürün setleri oluşturarak remarketing yapabilir ve dolgu topuk gezen müşterilere günlük ayakkabı veya elbise ürünlerini göster şeklinde reklamlar oluşturabilirsiniz. Burada önemli olan dolgu topuk kategorisini gezenleri 30,14,7 gibi günlere parçalayarak hedef kitle oluşturmak.

Geçirdiği süreye göre ziyaretçiler: Sitenizde en kaliteli zamanı geçiren %25’lik dilimi göstermektedir. Örneğin dolgu topuk kategorisini son 30 günde en etkili gezen %25’lik kitle diyebilirsiniz.

Sepete ekleyen müşteriler (AddToCart): Sepete son 7, 14, 30 günde ayrımlar yapabilirsiniz. İnternet sitesi trafiği yoğun siteler için sepete ekleyen son 14 günü hariç tutabilirsiniz. Burada kriter sepete ekleyen 30 günde ki hedef  kitlemiz aslında sepete 15. gün 30 gün arası müşterilerimiz. Zaten bizim son 14 günlük müşteri havuzumuz var. Sepete ekleyen 3 günlük reklam çıktığımızda sepete ekleyen 1 günlükte reklam setimizde varsa sepete son 3 günde ekleyenlerden son 1 günde ekleyeni çıkaracağız. Yani sepete 2. ve 3. günde ekleyenleri bulacağız.

Peki bu ikisi arasındaki fark nedir ve biz bunu neden yapıyoruz? Bunu yapmamızın nedeni hedef kitle çakışmasını engellemek. Eğer siz sepete son 30 günde ekleyenlere reklam çıkmışsanız ve sepete 3,7,15 günde ekleyenlere de reklam çıkmışsanız son 28 günlük hedef kitle zaten tüm hedef kitlelerini kapsamaktadır. Yani 3 günlük, 7 günlük, 14 günlük ve hepsini kapsamaktadır.

O yüzden bütün hunileri birbirinden ayırmak için bu şekilde kişileri hariç tutun diyebilirsiniz.

Ödeme adımına gelen müşteriler (AddPaymentInfo): Müşteri ürünü sepete ekledi sepete ekledikten sonra ödeme bilgileri kısmına geldi. Ancak burada kaldı. Bunun birçok sebebi olabilir. O an kartı yanında olmayabilir, kredi kartı limiti yeterli değildir veya başka farklı sorunlar yaşamış olabilir. Peki ödeme sayfasına kadar gelip buradan geri dönen müşteriyi bırakacak mıyız? Tabii ki hayır. Çünkü bu müşteri ürünü/hizmeti bizden almadığı takdirde internette diğer firmalardan almak için araştırmalar yapacaktır. Biz de bu noktada kalan müşterilerimize alışverişini gerçekleştirmesi için hedef kitleyi hazırlayarak reklamlar çıkıyoruz.

Alışveriş yapanlar (Purchase): Ana sayfamızı ziyaret eden, ürün kategorisini gezen, ürün listemizi gezen, sepete ekleyen, ödeme sayfasına gelen ve ödeme yapan müşteriler. Kriterlerimiz ev, araba, mücevher gibi insanların 3 günde 7 günde veya 15 günde ihtiyaç duymayacağı ya da uzun vadeli düşünmesi gereken ürün/hizmet satıyorsanız son 180 günde alışveriş yapanlardan son 90 günde alışveriş yapanları çıkarmanız gerekiyor. Çünkü daha uzun vadede alışveriş yapanları bulmanız gerekiyor.

Ama tekstil malzemesi satıyorsanız ya da günlük ihtiyaç halinde olan bir ürün satıyorsanız son 30 gün alışveriş yapanlardan son 15 günde yapanlar hariç tutun, son 15 günde yapanlardan son 7 gün daha yapanları hariç tutun. Son 7 günde yapanları son 3 günde yapanlardan hariç tutun. 7 günün altına düşmüyoruz ya da 3 günün altına düşmüyoruz. Çünkü eğer sitenize 100000 kişi girdiyse ve e-ticaret dönüşüm oranı %4 ise bu 100000 kişiden 4000 kişisi sadece alışveriş yapar. 4000 kişilik hedefi parçalara ayırdığımız zaman son bir gün alışveriş yapanların sayısı çok çok düşük olacağı için hedef kitle küçük olduğundan dolayı reklam yayını olmayabilir.

Daha önceden alışveriş yapanlara nasıl farklı reklamlar oluşturabiliriz?

İlk önce aldığı ürüne benzer ürün gösterebilirsiniz ya da çapraz satış yaparak elbise alanlara ayakkabı göster gibi kriterler ekleyebilirsiniz. Daraltma kriterleri ekleyebilirsiniz. Örneğin; toplu değerden, internet sitenizden veya İOS’dan en az iki veya daha fazla alışveriş yapmış olan insanların hedef kitlesini oluşturabilirsiniz.

Bu hedef kitle oluşturmada özel hedef kitlelerde sadece internet sitesi trafiği üzerinden oluşturulabilecek hedef kitlelerin bir kısmını anlattık. Unutmayın sitenize girmiş olan müşterilere ürün listeleme, ürün detay sepete ekleme, favorilere ekleme, ödeme kısmı gibi adımlara gelmiş olan müşterilere bir şeyler satmak çok daha kolay. En temel oluşturmanız gereken hedef kitleler bunlardı.

Facebook hedef kitlelerin devamını öğrenmek için bizi takip etmeye devam edin.

Facebook ile ilgili diğer içerikleri buradan okuyabilirsiniz. 🙂

                                                                                                        

Facebook Pixel Nedir? Pixel Kodu Nasıl Oluşturulur? Facebook Pixeli Doğru Kurduğumu Nasıl Anlarım?

Facebook Pixel Nedir? Pixel Kodu Nasıl Oluşturulur? Facebook Pixeli Doğru Kurduğumu Nasıl Anlarım?

Facebook Pikseli Nedir?

Facebook Pixel’i sitenize giren insanların sitenizde yaptığı bütün hareketleri izleyen bir kod yapısıdır. Yani sitenize giren her müşteri ile alakalı yaptığı tüm hareketleri izlemenize yardımcı olan müşterinin üzerindeki gözünüzdür.

Biraz daha detaylı anlatacak olursak, müşteriniz reklamlara tıklayıp sitenize geldi, daha sonra sitenize geldikten sonra tıklama hareketini nereden yaptı,? Örneğin Türkiye’den. Peki Türkiye’nin hangi ilinden yaptı? Ankara’dan, hangi ilçesinden yaptı? Örneğin Bahçelievler’den.

Tamam müşterinin nereden geldiğini bulmuş olduk, daha sonrasında müşteri hangi telefon veya masaüstünden geldi? Mobilden mi giriş yaptı? Örneğin mobilden giriş yaptı. Mobilden hangi telefondan giriş yaptı? Örneğin Samsung’dan giriş yaptı. Samsung’un hangi modelinden giriş yaptı, bu detayı da bize veriyor. Daha sonra günün hangi saatleri arasında bu tıklama hareketini yaptı, yani günün hangi saatinde müşteri reklamları görüp sitemize geldi? Yani buradaki alıcımız günün hangi saatlerinde yaptığımız reklam yayını bizim için daha etkili olacak. Bu tarafta daha iyi optimizasyon yapmamızı sağlayacaktır.

Daha sonra müşterimiz günün belirli bir saatinde örneğin saat 15.00 da tıklamasını yaptı, geldi tamam. Daha sonrasında hangi platformdan yaptı? Facebook’da mı yaptı Instagram’da mı yaptı veya başka sosyal medya platformundan mı tıklayarak geldi? Örneğin Instagram’dan tıklayıp geldi. Peki müşterimizin cinsiyeti ne? Kadın mı erkek mi? Veya müşterimiz kaç yaşında? Facebook Pixel’i bu örneklere benzer bütün özellikleri bize veren bir olaydır.

Sonrasında müşterimiz siteye geldi, sayfa görüntüleme olayını gerçekleştirdi, yani page view olayını gerçekleştirdi. Müşterilerimizin sitemize girdiğini anladık. Daha sonra müşterimiz cinsiyetine göre kategoriye girdi. Örneğin erkekse erkek kategorisine girdi yani view category işlemini yapmaya başladı. Mobil telefonunda view category tarafında yani kategoride gezmeye başladı erkek kategorisinde, müşterinin buradaki bütün hareketlerini Facebook Pixel’i izliyor ve kaydediyor.

Daha sonra ürünleri gezerken bir ürünü beğendi ve tıklama yapıp ürünün içine girdi, artık ürün listeleme sayfasında yani ürünü incelemeye başladı view content hareketini yaptı. Biz bu müşterinin hangi ürünü hangi URL ile hangi fiyattaki ürünü incelediğini biliyoruz, ürünün ID’sini de aynı zamanda Facebook Pixel’i kaydediyor. Facebook Pixel’i bu olayları kaydetmesindeki neden ise biz müşterinin hangi ürünü beğendiyse veya hangi ürünü incelediyse veya hangi fiyat aralığındaki ürünleri beğeniyor ise o ürünleri tekrardan müşteriye yeniden pazarlamalarda veya diğer pazarlama modellerinde kullanabileceğiz.

Daha sonra müşterimiz ürünü beğendi, bedenini seçti, sepete ekle butonuna tıkladı ve sepete gitti. Müşteri sepete gittiği zaman biz müşterimizin sepete kaç tane ürün attığını, bu ürünlerin toplamının ne kadar olduğunu ve ürün ID’lerini ve ürün URL’lerini en iyi şekilde biliyoruz. Yani buradaki amacımız sepete ürün atan müşterilerimizi ayrı bir yerde toplayıp, bu müşteri segmenti bizim içim biraz daha değerlidir deyip, onlara farklı stratejilerle reklamlar uygulayacağız.

Sonra müşterimiz sepetteki ürünleri gördü, fiyatını da gördü, devam et butonuna bastı ve devam etti, devam etti tabii (bütün sitelerin, web sitelerin yazılımı farklı olduğu için bundan sonraki adımlar farklı olabiliyor ama ben size genelini anlatayım) sepete ekle butonuna devam et dedikten sonra müşteri adres sayfasına geldi. Adres sayfasında biz müşterinin ürün ID’sini fiyatını vesaire takip edemiyoruz sadece adres bölümündeki URL’yi takip edebiliyoruz. Yani adres kısmına girdiği an pazarlama yapmamız çok da etkili değil açıkçası nasıl ki müşterimiz web sitesinde ürün ararken arama butonuna, ara kısmına yazdı.

Örneğin kırmızı fiyonklu elbise yazdı. Biz müşterinin kırmızı fiyonklu elbise aramasına hangi ürünü arıyorsa o ürünün Re-Marketing’ini yapamıyoruz çünkü ürünün aynısını kaydedemediğimiz için. Yine bu adres adımında ise müşterinin sadece adres adımına girmiş olduğunu biliyoruz. Adres adımına gelen müşterilere de yeniden farklı stratejilerle, sepete göre farklı stratejilerle yeniden pazarlama veya diğer reklam stratejilerini kullanabiliriz.

Sonra müşterimiz ödeme adımına geçti, bizim ödeme adımına geçen müşterimiz, ödeme adımında ne kadar durdu? Ne kadar süre geçirdi? Facebook Pixel’i bunu bir tarafta kaydediyor zaten, kapıda ödemeyi mi seçti kredi kartını mı seçti? Hangi ürünleri ödeme adımına kadar getirdi? Müşteri burada toplam ürün değerlerini görebiliyoruz, müşterinin hangi ürünü getirdiğini görebiliyoruz, toplam bütün ürünlerin URL’lerini görebiliyoruz, yani müşterileri de buradan segmente ayırabilirsiniz. Yani benim ödeme sayfasına kadar gelmiş müşterilerimden, 50 TL’lik ürünle gelmiş müşterilerimi bir yere ayır, 100 TL ile gelmiş müşterilerimi bir yere ayır, 100 TL ve üstü miktarda ürün getirmiş müşterilerimi bir yere ayır, A B C segmenti olarak müşterilerimi ayır diyebiliyoruz. İlerleyen zamanlarda ise bunları yeniden pazarlamalarda ve reklam stratejilerinde bu farklı müşteri kitlelerine farklı stratejilerde reklamlar kullanacağız.

Daha sonra müşterimiz örneğin kredi kartı ile alışveriş yaptı, kredi kartı ile alışveriş yaptığını Facebook Pixel’i sayesinde biliyoruz ve o müşteri bizim nezdimizde kredi kartı alışveriş yapan hunisine dökülmeye başladı. O huniyi doldurmaya başladı ve müşteri alışverişi tamamladı. Bizim için bir müşterinin bütün yolculuğunu takip eden bir olay Facebook Pixel’i. Yani olayı günlük hayata vurduğunuz zaman şöyle ki örneğin bir mağazanız var, mağazada kasada duruyorsunuz mağazanızın önünden müşteriler geçiyor. Facebook’da reklam olayı da böyle ama her müşteri mağazanıza girmez, siz eğer ki kadın veya erkek mağazası iseniz veya ikisini içinde barındıran bir mağaza iseniz ve o dönemde alışveriş ihtiyacı olan insanlar var ise sadece mağazanın önünden o insanlar mağazanıza giriş yapar.

Bizde Facebook reklamlarında yani sosyal medya reklamlarında ilk önce etkileşimli olan insanları seçiyoruz. Daha sonra mağazanıza müşteri girdi siz kasadan gördünüz, bizde web sitesine girdiğini gördük, daha sonra müşterinin cinsiyetini az çok anlamışsınızdır, bizde Facebook Pixel tarafında anladık, ortalama yaşını tahmin etmişsinizdir. Biz Facebook tarafında garanti bir şeyini biliyoruz ve bizim ekstra bildiklerimiz Facebook tarafında Pixel tarafında, sosyal medya tarafında müşterinin daha önceki hareketlerini de biliyoruz. Daha sonra müşteri kadın ve erkek ise ona göre diyelim erkek ise erkek kategorisinde erkek mağazasının erkek bölümünde dolaşmaya başladı. Mağazanızın erkek reyonunda dolaşmaya başlarken siz burada bizde bu tarafta müşterimizin hangi kategoriye girmiş olduğunu kaydediyoruz.

Mağaza tarafına geldim tekrardan, müşteriniz bir tane ürünü beğendi, siz mağazada kasadan gördünüz, bizde müşteri ürün listeleme sayfasına girdiği zaman hangi ürünü seçtiyse o ürünü Facebook Pixel’ine kaydediyoruz. Sizde kasadan gören mağazacısınız, daha sonra müşteri o ürünü gitti kabinde denedi, hoşuna gitti kasanın önüne geldi, bizde de ödeme kısmının önüne geliyor, ödeme sayfasına geliyor.

Daha sonra siz müşteriye sordunuz kredi kartı mı nakit mi diye, bizde bu tarafta ödeme tarafında müşterinin kredi kartıyla mı ya da kapıda ödeme mi seçtiğini anlayabiliyoruz. Daha sonra müşteri alışverişi yaptı ve siz mağazada müşteriye daha sonrasında SMS ile duyuru yapmak için veya müşterinize farklı stratejilerle bir şeyler yapmak için mağazadayken numarasını aldınız. Bizde müşterimizin hem numarasını aldık hem telefon numarası, hem adresini aldık hem de müşterinin çerezlerine kaydolduğumuz için, siz bu tarafta mağaza tarafında SMS atarak tekrardan uyarı yapıyorsunuz, bizde burada bizden alışveriş yapan müşterileri segmentleyerek onlara farklı stratejilerde farklı ürünler gösterip alışveriş yapmasını sağlıyoruz. Facebook Pixel’inin tam anlamıyla açılımı bu.

Fakat Facebook Pixel’in de yeniden pazarlama, benzer hedef kitle ve sitenize insanları çekmek için en iyi kitleyi çekmek için Facebook Pixel’inizin %100 verimle çalışması gerekiyor. Verim düşüklüğü, atıyorum %70 verimle çalışan bir Facebook Pixel’inde sizin Facebook müşteri kitlenizde %70’lik kısmını anlayabilir ona göre müşteriler sitenize çeker, ona göre de benzer hedef kitle çeker. %30’luk bir sapmaya girerseniz ve bütçenizin %30’u boşuna gider o yüzden Facebook Pixel’imizin %100 lük bir verimle çalışması gerekiyor.

Facebook Pixel’i nasıl oluşturulur?

Facebook Pixel’i oluşturulurken sizin önce Facebook Business Manager hesabınız var mı? Yoksa kişisel hesaptan mı? İki şekilde de anlatalım. Birincisi kişisel hesap, kişisel hesapta menüden tıkladığınız zaman olay yöneticisi kısmı vardır. Olay yöneticisine tıkladığınız zaman burada veri kaynakları gözükecektir. Daha sonra burada yeni veri kaynağı ekle kısmından Facebook Pixel’ini seçip Pixel’inizi oluşturabilirsiniz. Diğer taraftan eğer ki bir Business Manager hesabınız var ise veri kaynakları kısmından Pixellere tıklayarak buradan ekle dediğiniz zaman yine buraya herhangi bir Pixel adı yazarak ve eklemek istediğiniz web sitesinin URL’sini girerek kuruluma devam edebilirsiniz.

I Love Shoes sitesini girip devam edebilirim. Kodu kopyaladım, linki kopyaladım, yapıştırdım ve devam dedim. Daha sonra burada manuel ayarla kısmına geldim. Manuel ayarla kısmında Facebook bana bir tane kod verdi, uzun bir kod. Şimdi kullandığınız web sitesinin yazılımına göre değişmektedir. Yani bazı web sitelerinde, genelde hazır web sitelerinde hazır paket satan internet web sitelerinde bu kod arka tarafta yerleşmiştir. Sadece siz burada Facebook edit dediği yani Facebook’un ID kısmını almanız yeterlidir. Bunu da nasıl alırsınız kopyala dersiniz, URL açıp şuradaki sadece bu linki yani Pixel kimliğini kopyalayarak kodu sitenize entegre edebilirsiniz ya da bu kodu komple alıp web sitenizde head kısmının hemen üstüne yapıştırabilirsiniz.

Daha sonra yine web sitesinin URL’sini alıyorum, geldim bu kodu kopyaladım daha sonra web sitesine deneme trafiği gönderiyorum. Ancak web sitesindeki bu kodu arka tarafta yerleştirmediğim için hata verecektir. Test trafiği gönderiyorum.

Şimdi test trafiği şöyle bir şey, bunu da doğru tarafından gösterirsem size örneğin, yine I Love Shoes firması ile devam ediyorum, kodu yerleştirdim daha sonra test trafiği göndereceğim. Test trafiğini, olayları test edin kısmından gönderebilirsiniz. Şimdi hep beraber bir tane test trafiği gönderelim.

Pixel’imizin doğru çalışıp çalışmadığına bakacağız. Buradan I Love Shoes’a bir test trafiği gönderdim. Şu an sitede bot olarak geziyoruz. Sadece bizim olaylarımızı kaydediyor. Web sitesine girdim yeni gelenlere tıkladım. Daha sonrasında herhangi bir ürüne tıkladım, ürünü inceledim 36 bedenini sepete ekledim ve sepet adımına gittim, alışverişi tamamla dedim daha sonra devam et butonuna bastım. Üye olmadan devam et dedim, buradan adres ekle kısmında deneme diyerek bir tane deneme siparişi veriyorum, adres kısmını bu şekilde geçtim telefon numarası yazarak devam ettim. Daha sonra bu adıma geldim, teslimat adresine. Devam et’e tıkladım kapıda ödeme dedim ve alışverişi tamamla dedim ve alışverişim gördüğünüz gibi tamamlandı.

Şimdi Facebook benim olaylarımı kaydetti. Hemen bakıyoruz, giriş yaptığım saat belli ve sayfa görüntüledim yani view content yaptım, daha sonra buradan tekrardan bu kategoriye girdim ayakkabı modellerine girdim. Daha sonra ayakkabı modellerinde belirli bir ayakkabıya girdim, deri kısa topuklu düz altlı çizme, daha sonra bu ürünün fiyatı value değeri 154.99 TL Facebook Pixel’i kaydetti. Türk Lirası ve ürünün ID’si, ürünün ID’sine kadar kaydetti. Ürünün adını, content type yani product yani ürün olduğunu gösterdi belirtti. Daha sonrasında yine page view’de alışveriş sepetine gittiğimiz söyledi.

Peki sepette neler varmış? 154.99’luk ürün Türk Lirası ve ürünün ID’si bu. Daha sonrasında misafir görüntülemeden fatura adresine geldim, biraz önce dediğim gibi fatura adresinde ürünün fiyatı vesaire gözükmez sadece fatura adresinde sadece adrese girip çıktığınızı kaydeder. Facebook Pixel’i dönüşümlerini vesaire göstermez. Daha sonra tekrardan ödeme seçeneklerine geldim burada olduğu gibi ödeme seçeneklerine geldim daha sonra alışverişi tamamladım ve karşılığında ben indirimle beraber 118TL’lik ürün aldım. Türk Lirası, ürünün ID’si 3266. Bütün olaylarımı eksiksiz olarak kaydetti. Benim şuan ki Pixel’im %100 verimli olarak çalışıyor. Eğer ki siz sitenize buradan olayları test edin kısmından deneme siparişi verip, eğer ki buralarda herhangi bir hata alıyor iseniz bir yerlerde bir eksik var demektir kodlarda. Ya ID kısmınız eşleşmiyordur ya da kod yapısını doğru yere yerleştirmemişsinizdir.

O yüzden buradan herhangi bir sıkıntı olduğunda tekrardan tanılar kısmında Pixel’inizle alakalı şu sorunlar var bu sorunlar var add to cartta kaydetme olmuyor purchaseda  kaydetme olmuyor vesaire gibi sorunları burada gösteriyor. Daha sonra biz web sitemizin tekrardan kurulumuna devam ediyoruz.

Pixel adımızı girdik, web sitemizin URL’sini girdik, devam dedik, şimdi manuel ayarlayın, bu kısımdayız manuel olarak ayarla, daha sonra dediğim gibi bu kodu veriyor, bu kodu tekrar söylüyorum, head kısmının hemen üstüne de yapıştırabilirsiniz, eğer ki web sitenizde hazır bu kod var ise sadece Facebook ID kısmını yapıştırmanız yeterlidir.

Bu kısma kadar okuyup bitirdiyseniz tebrik ederim. 🙂 Facebook ile ilgili diğer içeriklerimizi buradan okuyabilirsiniz.

Profesyonel destek almak için bize buradan ulaşabilirsiniz.

 

Facebook Kataloğu Nedir? Nasıl Oluşturulur? Nasıl Kullanılır?

FACEBOOK KATALOĞU NEDİR ?

Facebook kataloğu: Sitenizdeki tüm ürünlerin, fiyatlarının, renk varyasyonlarının, ürün ID’lerinin bulunduğu bir feed yapısıdır. Real dünyada düşünecek olursak Facebook kataloğu ile yeniden pazarlama reklamları oluşturup hangi müşterinin hangi ürünle etkileşime geçtiğini bilerek doğru müşteriye doğru varyasyonlarda reklamlar hazırlayabilirsiniz. Diğer türlü oluşturduğunuz reklamlarda siteye giren herhangi bir müşteriye herhangi bir ürünü gösterirsiniz. Fakat katalog reklamlarında müşterinin direkt etkileşime geçtiği ürünü gösterdiğiniz için dönüşümler çok daha iyi olur. Facebook reklamlarında katalog oluşturmanın bize sağladığı avantajlar nelerdir?

Biz ROI (Return on Invesment/Yatırım Geri Dönüşümü) oranında 1/10, 1/20, 1/30,1/50 gibi rakamlar almak istiyorsak yeniden pazarlama reklamları kullanmak zorundayız. Yeniden pazarlama reklamları kurmak için de ürün kataloguna ihtiyacımız var. Katalog ve piksel beraber çalışan iki arkadaş gibidir. Piksel sitedeki bütün olayları toplar, katalog ise müşteri hangi üründe gezdiyse veya hangi ürünü göstermek isterseniz ürün kataloğundan o ürünü alır gösterir. Buradaki asıl amacımız etkileşime geçen müşterimiz hangi ürünü incelediyse ya da ona benzer ürünleri farklı stratejilerde o müşteriye reklamlar yayımlamak ve çok daha iyi dönüşümler almaktır.

FACEBOOK KATALOĞU NASIL OLUŞTURULUR ?

  1. Facebook Business Manager platformunda katalog yöneticisi sekmesine tıklayınız. Katalog Oluştur butonuna tıklayınız.
  2. Ürününüz hangi kategoriye uyum sağlıyorsa o kategoriyi seçiniz. Eğer ki emlak sektöründeyseniz emlak kategorisini seçmeniz gerekmektedir.
  3. İleri dedikten sonra ‘’Ürün Bilgisini Yükle’’ve ‘’E- Ticaret Platformu Bağla’’ bölümüyle karşılaşacağız. Burada eğer ki Facebook’un Opencart, WooCommerce gibi anlaşmalı olduğu platformlarla çalışıyorsanız E-Ticaret Platformu Bağla seçeneğini seçip, kataloğumuzu otomatik olarak yükleyebilirsiniz. Bu platformlara sahip değilseniz ‘’Ürün Bilgisini Yükle’’ kısmını seçmeniz gerekecektir.
  4. Daha sonra ‘’Bu kataloğun sahibi kim’’ bölümünü kendi Facebook Business Manager adınızı girebilir, kataloğunuzu isimlendirip, ilerleyebilirsiniz. Böylelikle kataloğumuzun ana şemasını oluşturmuş olacağız. Bundan sonraki kısmı şu şekilde hayal edebiliriz; ürünleriniz var ve depoya bu ürünleri yerleştirmemiz gerekiyor. Depoyu kiraladınız raflarını yerleştirdiniz fakat içinde ürünleriniz yok. Şu an için depomuzu kurduk ve oluşturduk daha sonra ürünleri ekleyeceğiz.
  5. Kullanım koşullarına geldiğimizde oluşturulan reklamları nerelerde kullanabiliriz bunları belirlememiz gerekmektedir.Kataloğumuzu dinamik reklamlar, Instagram’da alışveriş, Facebook sayfa mağazası ve trafiği arttıracak reklamlar alanlarından bize en uygun reklam alanını seçerek kullanabiliriz.
  6. Tanılar kısmında kataloğumuzla ilgili herhangi bir sorun varsa bu sorunları görebilir ve çözüm önerilerini izleyerek problemi kolaylıkla çözebiliriz. Ürünler kısmında kataloğa eklediğimiz ürünler nelerdir bunları görebiliriz, ürün seti kısmında ise kataloğumuza eklediğimiz ürünleri isteğimize göre gruplandırıp sadece o grubun reklamlarda çıkmasını sağlayabiliriz.
  7. Şablon oluşturulduktan sonra ‘’Ürün Veri Kaynakları’’ kısmından ürünleri eklemeye başlayabiliriz. ‘’Ürün Ekle’’ butonuna tıkladıktan sonra bir veri dosyası yükleyeceğimiz için ‘’Veri Akışlarını Kullanın’’ kısmını seçip devam edebiliriz, Veri kaynağı adını belirleyip, varsayılan para birimi kısmını kataloğunuzdaki para birimine veya pixelinizin para birimine göre seçmeniz daha uygun olacaktır.
  8. Seçimleri yaptıktan sonra sürekli olarak ürün güncellemelerinde bulanacağımız için ‘’otomatik dosya yükleme planı belirle’’ seçimini yapmak doğru olacaktır. Veri akışı internet adresi kısmına sitemizin altyapısından çektiğimiz URL adresini kopyalıyoruz. Kullanıcı adı ve şifresini de girdikten sonra satışlarınızın yoğunluğuna göre bir otomatik yükleme planı oluşturabilirsiniz. Eğer günde çok fazla satış yapan bir siteniz varsa saatlik xml ürün güncellemesi, daha az satış yapan bir siteniz varsa günlük veya haftalık xml ürün güncellemesi yapmanız doğru olacaktır. Web sitenizin trafik yoğunluğu çok fazla ise sitenizin hızını düşürmemek için başlangıç ayarlarını ve tekrar süresini kullanarak bu işlemi gece gerçekleştirmenizi önermekteyiz. Ayarlarımızı da yaptıktan sonra ‘’Yüklemeye Başla’’ butonu ile ürünlerimizi çekmeye başlayabiliriz.
  9. Ayarlar bölümünde kataloğunuz ile ilgili değişiklikleri gerçekleştirebilirsiniz. Business Manager hesabınızı burada seçip, ‘’Olay Kaynakları’’ bölümünde ‘’Takip Özelliğine Bağlan’’ butonu ile müşterilerinizden alınacak verileri size sunacak pixeli aktif edebilirsiniz.
  10. ‘’Görsel Kırpma’’ bölümünde müşterileriniz için oluşturacağınız katalog reklamlarındaki otomatik oluşacak ürün görsellerinin reklamlarda nasıl görünmesi gerektiğini ayarlayabilirsiniz.
  11. Varsayılan ülke ve dil ayarlamalarını yine ayarlar bölümünden yapabilmektesiniz. İşletmenizin Instagram profilini de burada kataloğunuza bağlama işlemini gerçekleştirebilirsiniz.
  12. Bütün işlemleri gerçekleştirdikten sonra ‘’Olay Veri Kaynakları’’ bölümünden kataloğun sorunsuz bir şekilde yüklenip yüklenmediğini teyit edebilmekteyiz. Buradaki Tanılar kısmında kataloğumuzda çıkan sorunları tespit edebilmekteyiz. Eğer ki kırmızı bir hata alıyorsak yüklediğimiz katalog yeniden pazarlama reklamlarında kullanılamayacaktır. O yüzden buradaki tanıları dikkate alıp çözmemiz gerekmektedir.

Kısacası katalog reklamları size çok iyi dönüşümler kazandıracak reklamlardır ve iyi tasarlanması gerekmektedir.

Eğer ki bir reklam hesabı yönetiyorsanız katalog reklamlarından kesinlikle yararlanmalısınız.

Facebook reklamlarıyla ilgili merak ettiğiniz bilgilere buradan erişebilirsiniz! 🙂

E-ticarete Başlarken Dikkat Edilmesi Gereken 2 Altın Kural

İlk olarak sizinle Türkiye’deki e-ticaret ne durumda onu inceleyelim. TÜSİAD  verilerine göre  2017’de eticaret %37 oranında artış göstererek 42,2 Milyar TL harcamaya ulaştı. Bu oran 2018’de %42 oranında artış yaparak  59,9 Milyar TL oranına ulaştı. Önümüzdeki günlerde daha da artış yapacağı düşünülüyor. 2014 ve 2018 seneleri arasında ortalamaya vurduğunuz zaman her sene bir diğer seneye göre %33 oranında artış göstermekte. Gelin birlikte yurtdışında gelişmiş ülkelerde bu durum nasıl artış göstermekte onu inceleyelim. E-ticaret hacminin perakende hacmine oranı şuan %11,1 oranına kadar ulaşmış durumda. Bu oran Türkiye’de sadece %5,3 civarında. İlerleyen zamanlarda görülüyor ki e-ticaret Türkiye’de bu oranlara yetişeceğe benziyor. Bu yüzden e-ticaret karlı bir yatırımdır. Şimdi eticarete başlarken dikkat etmemiz gereken 2 altın kuralar geçelim:

  1. İyi bir web sitesi
  2. Satılabilir ürün

Bunlarda kendi içinde alt başlıklara ayrılır;

  1. İyi Bir Web Sitesi
  • Hızlı : Öncelikle sitenizin hızlı olması lazım. Google’ın yeni paylaştığı makaleye göre web sitesindeki bir saniyelik gecikme sizin alışveriş dönüşümlerinizi %20 oranında azaltmaktadır. Google’ın tavsiye ettiği ortalama site açılmaz hızı  her sayfada 3-4 saniye oranında olmak zorunda. O yüzden diyoruz ki iyi bir eticaret sitesinin olmazsa olmazı hızlı açılabilmesi.
  • Müşteri Deneyimi : Müşterinin kolay bir şekilde web sitesinde alışveriş yapabileceği, kısa adımlarla alışverişi tamamlayabileceği ve kullanılabilir bir web sitesi olması.
  • Uygunluk: Tüm cihazlarda tüm ekran çözünürlüklerine uygun web sitesinin aynı açılması gerekiyor.
  • Entegrasyon : 3. şahıs firmalarla entegrasyonun kolay yapılabilir olması gerekiyor. Bunlar kargo, muhasebe, santral, SMS gibi entegrasyonlardır. Daha önce kullandığınız yazılım entegrasyon yaptıysa zor durumda kalmazsınız.
  1. Satılabilir Ürün
  • İyi Fiyat: İnternetteki müşteriler tüm ürünleri araştırma yaparak fiyatını kalitesine göre inceliyorlar. Koyduğunuz ürünün piyasa şartlarına göre fiyat uygunluğu gerekiyor.
  • İyi Çekim : Müşterinin alışveriş yaparken ürünü kolay tanıyabileceği şekilde iyi çekmeniz gerekiyor. Hatta son zamanlarda fotoğraflar öyle bir boyuta taşındaki ürünleri konsept çekimlerle daha satılabilir hale getirdiler.
  • İyi Açıklama: Ürünün kumaş bileşenleri, ölçüleri, yıkama koşullarını açıklamak gerekiyor. Müşterinin fotoğraftan aldığı hazzı kumaşını fark edemiyorlarsa ürünün açıklamasına bakıp bilgileniyorlar. Ürün açıklamasını doğru ve net şekilde yazmanız gerekiyor.

E-ticaretle ilgili diğer içeriklerimizi buradan inceleyebilirsiniz.

20 MİLYON TL Reklam Bütçesini Nereye Harcadık? – En Etkili Reklam Mecraları

Yaklaşık 7 yıldır dijital reklam yönetimi tecrübemizin son 2 yılında 20 Milyon TL reklam bütçesi harcadık. Harcadığımız bu reklam bütçesinde günlük 100 TL reklam veren firmalarımız da vardı, günlük 50.000 TL reklam veren firmalarımız da vardı. Son iki yılda harcadığımız 20 Milyon TL’yi hangi reklam mecralarında değerlendirdik, en iyi dönüşüm, trafik, erişim reklamlarını ve dönüşümlerini nereden aldık inceleyelim. Tam on bir farklı reklam mecrasını kullandık. Bunlar:

  1. Sosyal Medya Reklamları
  2. Google Ads Reklamları
  3. Criteo Reklamları
  4. Insıder Reklamları
  5. Sms Marketing
  6. Push Notifications Reklamı
  7. Uygulama Reklamları
  8. E-mail Marketing
  9. TV Reklamları
  10. Radyo Reklamlar
  11. Youtube Reklamları

Siz de markanıza en uygun mecralarla daha iyi dönüşümler elde etmek istiyorsanız hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz! 🙂

E-Ticaret Site Hataları

E-ticaret şirketleri için en önemli konulardan biri de şüphesiz SEO (Search Engine Optimization), Türkçe adıyla arama motoru optimizasyonudur. SEO çalışmaları Google arama motoru tarafında e-ticaret sitelerine oldukça büyük avantaj sağlar.

Bir E-Ticaret sitesi için SEO çalışması yapıyorsanız ilk işiniz temel nitelikleri göz önünde bulundurarak belirli hatalardan kaçınmak olmalıdır.

İşte bu hatalardan bazıları:

  • Kötü Ve Kopya Ürün Açıklamaları

E-ticaret sitelerinin en çok sorun yaşadıkları alanlardan biri de ürün açıklamaları. Kaliteli, özgün ve kullanıcı deneyimine yönelik hazırlanmayan ürün açıklamaları, sitelerin SEO performansını düşürür.

  • Arama Sonuçlarıyla Uyumsuz Ürün Başlığı Kullanma

Ürün isimlerinizi kullanırken, tüketicilerin arayabileceği tarzda başlıklar seçmekte fayda var. Ürünün tam adı, ürün kodu ya da model numarası gibi detaylar kullanmanız SEO açısından sorun yaşatabilir.

  • Düşük Performans Gösteren İçerik Sayfalarının Fazlalığı

Sitenizde yer alan ek içeriklerin ekstra arama motoru trafiği sunması sonuç almak için çaba gösterilen en önemli stratejilerden birisidir. Güçlü bir içerik pazarlama stratejisi uygulayarak sitenizin sahip olduğu arama motoru trafiğini uzun vadede olabildiğince yükseltebilirsiniz.

  • Ürün Sayfalarını Anahtar Kelimelere Boğmak

Çok aranan anahtar kelimelere odaklanarak, ürün açıklamalarında da devamlı olarak bu anahtar kelimeleri kullanmanız SEO performansınızı olumsuz etkileyecek. Sadece anahtar kelimelere odaklanmak ve sadece Google’a yönelik bir içerik hazırlamak sitenize zarar verir.

  • Kötü Dahili Link Yapısı

E-Ticaret sitelerinde genellikle epey fazla ürün olmaktadır. Bu nedenle sitede yer alan linkleri kullanarak belirli bir sayfaya ulaşabilmek her zaman mümkün olmamaktadır. Bu durum kullanıcıların sitede gezinme deneyimlerini etkileyecek olsa bile aynı zamanda PageRank değerinin sayfalar arası akışını güçleştirecek bir durumdur. PageRank değerinin sayfalar arası akışında sorun yaşandığında ise arama motorlarında iyi bir sıralamaya sahip olmasını istediğiniz sayfalar otorite sorunu yaşayabilecektir.

  • Görsel alt metinlerini kullanmamak

Site içinde kullandığınız ürün görsellerinde alt metin kullanmamak da SEO performansınızı kötü etkileyecektir. Ürünle ilgili kısa bir açıklama metnini görsel açıklamalarında da kullanmanız gerekiyor.